Tag Archives: blog

Wi-Aquarium – wifi bağlantılı akvaryum

Engadget‘in The Raw Feed‘den alıntıladığı iletide Mısırlı araştırmacı Mohamad Abou El-Nasr’ın geliştirdiği wi-fi bağlantılı akvaryum projesinden bahsediliyor. Lantronix firmasının düzenlediği “Wireless Design Competition” (kablosuz tasarım yarışması) 3.sü olan Wi-Aquarium ismindeki proje sayesinde akvaryumunuzu uzaktan bir webcam yardımı ile gözleyebilir, balıklarınızı besleyebilir, akvaryumunuzdaki ısıtma ve filtre sistemini kontrol edebilir hale geliyorsunuz.

Araç sayesinde nerede olursanız olun email aracılığıyla akvaryumunuzdaki sakinlerin durumunu takip etmeniz mümkün. Akvaryumun sonuçta kontrol edebileceğimiz bir hacimde kurulmuş minik bir ekosistem olduğunu düşündüğümüzde benzer uygulamaların daha büyük ölçekli ve karışık sistemlerde kullanılabileceğini bize hatırlatan keyifli ve faydalı bir ürün. Akvaryum tutkunlarının hoşuna gidecektir.

Engadget yazarı bu ürün ile donatılmış akvaryumları bir zamanların çılgınlığı Tamagotchi ile ilişkilendirmiş ve bu projenin Tamagotchinin ilk başta olması gereken şey olduğunu yazmış. Bence pek bir alakaları yok. Tamagotchi’nin en büyük esprisi onu sürekli yanımızda taşımamız ve sanal bir hayvanla fiziksel bir bağımlılık kurmamızdı(!)

Wi-aquarium’ın sağladığı akıllı bir kontrol sisteminin ve genelde akvaryum sahibinin gözlemci olduğu bir tecrübenin teknoloji sayesinde akvaryumdan uzakta olunan noktalara daha iyi yansıtılması. Teknolojinin geldiği noktada bunun sanal bir tecrübe olarak adlandırılmaması gerek.Tamagotchi ise bir dönemin tekno-sosyal fenomeni olarak sanal dünyanın bir klasiği olarak anılmaya devam edecek.

Broadband Wireless Exchange Magazine web sitesinde yukarıda bahsettiğim yarışmanın diğer katılımcılarının ürünlerini de bulabilirsiniz: Wi-Fi Creeps Into Aquariums, Alarm Clocks and other Smart Adaptable Network Devices

Paleo-future – Hiç olmamış geleceğe bakış

Paleo-future - paleo-future.blogspot.com

Designerblog.it aracılığıyla ulaştığım Paleo-Future sayfasını hararetle herkese tavsiye ederim. Paleo-future blogunda geçmişte geleceğin nasıl olacağına dair geliştirilmiş, önerilmiş projeler, çizimler, tasarımlar, teoriler, fikirler ve reklamlar bir araya getiriliyor.

Sayfanın kurucusu Matt tanıtım yazısında günümüzde fütürist idealizmin ve iyimserliğin gittikçe değerini yitirdiğine ve teknolojinin insan yaşamını iyileştirebileceğine dair olan inancın garipsenir olduğuna dikkat çekmiş.

Blog formatında bu birikimi bir araya getirmek çok iyi bir fikir ve kısa süre sonra bu sayfanın daha da zenginleşeceğine eminim.

Uzay kolonisinde spor

Uzay kolonisi

Red Wine and Your Health. A History of Scientists Hitting the Bottle

Vinography blog recompilated a few articles on health and red wine.

OK. OK. We all know that red wine is good for us. Turns us into marathon running, ageless, mentally sharp, cholesterol-free superheroes, right? There’s a new study out almost every week about how wine is good for us… read Red Wine and Your Health. A History of Scientists Hitting the Bottle at Vinography

Technorati tags: , ,

Sibel Kekilli, Ajdar ve Ben – Martin Mystere | İmkansızlıklar Detektifi .:: Yeniden…:

90lı yılların ODTÜ Mimarlık Fakültesinin meşhur Kubbealtında sinema klasikleri ve Dünyayı Kurtaran Adam ve benzeri kült filmlerin gösterimleri heyecan yaratırdı.

Aynı tarihlerde kötü taraftan bir takım simalar görsel yaratımlarını ve hezeyanlarını üstteki gösterimlerle ilgilenen kitleye göre daha farklı ve ama kendi bağlamında(!) seçkin olarak tanımlanabilecek bir izleyici kitlesine, aynı Kubbealtı mekanında, sunmaktan çekinmiyorlar, hatta utanmıyorlar ve Auguntayler karakterinin sapkınlıklarını, Tarkovsky filmleriyle aynı ekrana yansıtıyorlardı.

O karanlık ürünlerden birinin yaratıcısı olan Er (Er ve Öz olmak üzere iki kişiydi bu adamlar), yeterli sürenin geçtiğine ve yaratılan karakterlerin artık halka malolduğuna inanarak kısa bir sekansı YouTubea yüklemeye hiç çekinmemiş, hatta utanmamış.

Martin Mystere, o karanlık günlere ithafen yazdığı yazıda, haklı olarak kendini Sibel Kekilli ile özdeşleştiriyor ve kendisiyle çok samimi bir empati kuruyor. Sizleri yazıyı okumaya ve 18 yaşından büyükseniz bahsi geçen kült eseri izlemeye ve cüretkar Auguntayler karakteriyle tanışmaya davet ediyorum:

Martin Mystere | İmkansızlıklar Detektifi .:: Yeniden…: Sibel Kekilli, Ajdar ve Ben

günün sözü : KIVAM ÖNEMLİ (Martin Mystere)

Kendisi esaslı bir teknoloji öğütme makinesi olan Martin Mystere bir aylık deneme ve yanılmaların sonunda ekmek yapma makinesiyle, kendi tabiriyle, ilk yenilenebilir ekmeği üretmiş bulunuyor.

Bunun heyecanıyla yazdığı iletiyi ve fırıncılık sektörüne yaptığı hızlı girişi aşağıdaki bağlantı aracılığıyla okuyabilirsiniz:

Martin Mystere | İmkansızlıklar Detektifi .:: Yeniden…: Fırıncılar Odası

Unutmayın ki kendisinin bana az evvel söylediği gibi:

KIVAM ÖNEMLİ…

etiketler: , , , , , ,

Viral pazarlama uğruna

İspanya’da blog dendiğinde en fazla referans alınan isimlerden biri Enrique Dans. Madrid’deki Instituto de Empresa da öğretim üyesi olan Dans özellikle blogların kurumsal iletişim ve pazarlama alanlarında etkileri konularında yazıyor. Haftasonu yazdığı
Experimentando con la viralidad – El Blog de Enrique Dans iletisinde alkollü içki satış dükkan zinciri İngiliz Threshers firmasının son kampanyası ve olanları aktarmış:

30 Kasım ve 10 Aralık tarihleri arasında 10 gün boyunca tüm şampanya ve şarap çeşitlerinde %40 indirim…

Bu indirimden faydalanmanın tek koşulu bu indirim için gereken kuponun alışveriş sırasında yanınızda olması. İşi ilginçleştiren kısım bu kuponların ne dükkandan ne de dergi, gazete gibi bir yerden temin edilemeyeceği. Zira bu promosyonu öne çıkarmak içim herhangi bir kampanya da düzenlenmiş değil. Kuponların elden ele dağıtılacağı varsayılmış. Bu durumda Threshers’in seçkin müşterilerinin ve mağazada çalışanların dostlarının sadece bu indirimden haberdar olması ve dükkan müdavimlerini yeniyıl yaklaşırken memnun etmesi beklenilebilir. Tabii işin içine web ve bloglar girince, kuponların elden ele geçmesi salgın haline dönüşüvermiş. İlk olarak Güney Afrikalı bir şarap üreticisinin blogunda (Stormhoek : PRIVATE SALE AT THRESHER’S) blogküreye atılan virüs büyük süratle yayılmış ve indirim kuponunu internet üzerinde çoğaltan herkes indirimli fiyattan alışveriş yapmaya koşturunca daha promosyonun yarılanmadan Threshers mağazalarında rafların boşaldığı söyleniyor. Sadece Stormhoek sitesinden kuponun 800000 defa indirildiği tahmin ediliyor. Bir pdf dosyasından böyle bir durumda kaç yazıcı çıktısı alacağınızı siz tahmin edin. 🙂

İndirimin yüksekliğini(%40) dikkate alınca bu promosyonun mali açıdan şirkete nasıl bir etki yapacağı merak konusu. Şüphesiz tanıtım açısından başarı çok büyük. Şirket temsilcileri bile bu ilgiyi beklemediklerini daha kampanya bitmeden kabul ettiler. Muhtemelen herşeyin kontrol altında olup olmadığını görmek için hesap kitap yapmaya ihtiyaçları olacak.

Konuyla ilgili bağlantılar:

Second Life emlak kraliçesi Anshe Chung’un önlenemez yükselişi

Jaffe Juice‘ın blogunda Second Life sanal yaşam oyununun emlak kraliçelerinden olan Anshe Chung‘un 10$la başladığı yatırımlarının 1 milyon $ değerine ulaştığını okudum. Oyunun resmi kuru Linden Dolar’ların gerçek para ile alınıp satılabilmesi hali hazırda Second Life’dan parsel almak isteyen bir takım insanları binlerce gerçek dolar karşılığında sanal emlak yatırımı yapmaya ittiriyor.

Gerçek adıyla Ailin Graef yani Anshe Chung bu işlemleri gerçekleştirmek için bir de şirket kurmuş. Mantıksız sayılmaz. Second Life’a kayıtlı üye sayısı yazılanlara göre 1,600,000 kişi ve Anshe Chung’un evvelden tokatladığı arazilere iş merkezi dikmek isteyen çok cingöz vardır elbette bu kalabalığın arasında.

Volar es un placer

Rjcp ha escrito un articulo que en mi opinión vale la pena leer. Nos hace reflexionar sobre los conceptos de seguridad y libertad a partir de un par de proposiciones que debian haber considerado ya las especialistas europeas antes de diseñar la nueva normativa de seguridad para los viajes aéreos.

RJCP » Volar es un placer

Yo viajé el primer día de incorporación de nuevas medidas. Había un caos total en los aeropuertos de Barcelona a las 6 de la mañana y como no aun mas en Fiumicino de Roma mas tarde donde hice una escala. Lo de Roma era un festival en el que solo faltaba aplicar el sistema naturista propuesto por Rjcp.