Tag Archives: Türkiye
google türkiye 29 ekim 2010 logosu
Financia su granja en FarmVille
Es genial la noticia en Cumhuriyet (tr) de hoy.
Dos chavales (de 15 y 16 años) pidieron el acceso a las lineas de subvenciones del departamento de agricultura en la provincia de Kuşadasi, en el oeste de Turquía, para financiar los gastos de abono y gasolina de sus granjas en FarmVille. Los chavales se enteraron de las ayudas del estado por la tele.
El director de la oficina, Hasan Göçmen, dijo que quedaron sorprendidos ante esta demanda y tuvieron que rechazar la petición. Sin embargo añadió que “para la formación de nuevas generaciones de granjeros y ganaderos es importante desarrollar vínculos directos y es una forma útil de difundir la información sobre la materia.” Por lo tanto invitó a los jóvenes a pasar por las oficinas cada mes para charlar sobre temas de agricultura y ganadería en cambio de una ayuda directa pagada en forma de chocolate como premio. El mismo no esta seguro si los chavales volverían a pasar por allí.
Sanal çiftlikleri için bakanlıktan gübre istediler
Kuşadası’nda 15-16 yaşlarında iki çocuk önce Facebook internet sitesinde Farm Town, Farm Ville gibi sanal çiftlik oyunlarında çiftlik sahibi oldu, sonra İlçe Tarım Müdürlüğü'ne başvurarak gübre ve mazot desteği istedi.
via Cumhuriyet Portal.
Barselona’da İsviçre, minare kardeşliği
Barcelona’daki L’Illa Alışveriş merkezinin geçici promosyon ve etkinlikler düzenlenen kısmında şu günlerde yukarıdaki görüntü var. Zamanlama olarak ilginç olmuş doğrusu.
Muhtemelen o alanı kiralayıp, uyduruk bir balonu oraya yerleştiren İsviçre turizm tanıtım ofisi ve de yanına cami minareli çocuk oyun alanını tasarlatıp, yerleştiren alışveriş merkezi yöneticileri meşhur referandumdan bihaber Tayyipsiz ve tasasız bir yaşam sürüyorlardı. Bu arada arasalar, tarasalar bundan daha fazla nasıl “politically correct” olunabileceğinin yolunu da bulamazlardı… (Minarenin yanında Eyfel ve Piza kulelerinin de replikaları var. Çocuklar tüneller, merdivenler ve kaydıraklarda oynarken, ana-babalarının alışveriş için çıldıracağı varsayılıyor.)
ps: Bu arada Pere Julia’nın dün facebook duvarına astığı şu habere de bir link vereyim:
Suisse : « J’ai construit ce minaret pour protester » Il est suisse, il s’appelle Guillaume Morand, il n’est pas musulman, il est propriétaire de la chaîne de magasins de baskets Pomp it up et il vient de construire un minaret sur le toit du siège de son entreprise à Lausanne pour manifester son opposition à l’interdiction de construire des minarets, décidée par 57% des votants lors du référendum organisé en Suisse le 29 novembre…
Tanrı’nın selam verdiği insanlar
28. Uluslararası TÜYAP Kitap Fuarı ve 19. İstanbul Sanat Fuarı’nın ödülleri sahiplerini buldu
Sanat Fuarı Onur Sanatçısı Muhsin Kut, ödülü alırken, “Tanrı buradan geçiyor olsa, gerekli kişileri selamlayacaktır” dedi. Kitap Fuarı Onur Yazarı Cevat Çapan da sözlerine, “Ne güzel şey Tanrı’nın selam verdiği bu insanlarla beraber olmak” diye başladı.
Cumhuriyet Kültür Servisi – 28. Uluslararası TÜYAP Kitap Fuarı ve 19. İstanbul Sanat Fuarı’nın ödül töreni önceki akşam İnterexpo Salonu’nda yapıldı. Yayıncılar, yazarlar, sanatçılar, sanat galerisi yöneticilerinden oluşan bir davetli topluluğunun katıldığı geceye her iki fuarı da tanıtan konuşmasıyla başlayan TÜYAP Kitap Fuarı Koordinatörü Deniz Kavukçuoğlu, sanat fuarı düzenlemenin kitap fuarı düzenlemekten daha zor olduğunu söylerken bu yıl kitap fuarının yabancı katılımcı sayısının rekor sayıda olduğunu belirtti.
Sanat Fuarı Onur Koleksiyoneri Leyla ve Cengiz Akıncı çiftine ödülünü vermek için söz alan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Rahmi Aksungur, “İyi bir sanat koleksiyonu yapmak için zengin olmaya gerek yok, sanat aşkı yeter” derken, Cengiz Akıncı, adlarının böyle büyük kişilerle anılmasının bir onur olduğunu söyledi.
Sanatsever Kurum Ödülü’ne değer görülen Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk ödülünü Kavukçuoğlu’nun elinden aldı.
Öztürk, ödül sevincini şu sözlerle dile getirdi: “Anadolu yakası sanatsal etkinlerde adeta unutulmuştu. Artık sanatı ‘karşı’da izliyorduk. Bu ödül beni ancak sanata daha çok yatırım yapmaya teşvik edecektir.” Bir süre önce Kadıköy’ün korsan kitabın adeta merkezi haline geldiği eleştirilerine maruz kalan Öztürk’ü, ödülünü almak için sahneye gelince bir grup yayıncı alkışlamadı.
Ödülünü Doğan Hızlan’ın elinden alan Sanat Fuarı Onur Eleştirmeni Erhan Karaesmen ise, “Teknoloji alanından gelenlerin sosyal incelikleri yok sanılır. Halbuki biz neden-sonuç ilişkisini kurmayı öğreniriz bu alanda. Ben bu geceyi düşündükçe keyiften çatlayacağım” dedi.
Sanat Fuarı Onur Sanatçısı Muhsin Kut da, ödülünü TÜYAP Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Ünal’ın elinden aldı. “Bu an, insanın başına 50 yılda bir gelir. Yeşille maviyi gönlümce yan yana sürebilmek için her şeyi yaptım; tuval bile” diyen Kut, kendinden boş tuval sipariş eden bir akıl hastasının, bu tuvali bir gazete sayfasına çevirdiğini; ancak sayfaya yalnızca bir bank çizip “Buraya oturursanız Tanrı sizi selamlar” yazdığını anlattı ve ekledi: “Tanrı buradan geçiyor olsa gerekli kişileri selamlayacaktır, emin olun.”
Muhsin Kut’un büyük alkış alan konuşmasından sonra Ünal bu kez “28 yıldır yanımızda olduğu için çok teşekkür ediyoruz” dediği, Kitap Fuarı Onur Yazarı Cevat Çapan’a ödülünü vermek üzere sahnedeki yerini aldı. Çapan, “Ne güzel şey Tanrı’nın selam verdiği bu insanlarla beraber olmak. Varlığınızla bizi ödüllendiriyorsunuz. Bana unutmayacağım bir gece yaşattınız” dedi.

“Taşıma su”
“Beden dersi 1 saat ve seçmeli olmuş bir ülkenin Dünya Kupası’na gitmeye hakkı yoktur…”
Mehmet Demirkol, aşağıdaki bağlantıdan ulaşacağınız makaleyi Türkiyenin Dünya Şampiyonası elemelerindeki başarısızlığının sağlamasını yaptıktan sonra yazmış. Kendisi haklı: beden eğitimi dersi 1 saat ve seçmeli olmuş bir ülkenin Dünya Kupası’na gitmeye hakkı yoktur…
-
Mehmet Demirkol: Taşıma su / Spor / Milliyet İnternet
not
Ömer Aşık faul atmayı öğrendiğinde bu notu sileceğim.
Konuyla ilgili link: Eurobasket 2009: Türkiye-Sırbistan 69-64 / maç istatistikleri
Hidayet ise 1/16 lik enteresan bir FG yüzdesi yakaladı ama bu muska misali not Ömer’le ilgili.
Üzümünü ye, şarabını sorma!
Teksatir.com´da söyle bir bilgi okudum. Not olarak buraya da ekliyorum:
2009 yılında Türkiye, şaraplık üzüm üretiminde; İspanya, Fransa ve İtalya‘dan sonra dördüncü sırada… Dünyada 65–66, bizde 4 milyon ton üzüm yetişiyor, ama onlar %90’ından, biz %2’sinden şarap yapıyoruz. Dünyadaki bağların 1/12’si ülkemizde; ama AB vatandaşları yılda 30 litre, Türkler 0,9 litre şarap içiyor. Ve 150 milyarlık pazardan 4 milyon dolar pay alabiliyoruz.

