June 7th, 2008
pop corn & your mobile phone
and another one:
June 1st, 2008
iPhone patenti

Yukarıda Steven Paul Jobs adında bir şahıs ve şürekasına ait, 5 Eylül 2007 tarihiyle kaydedilmiş dokunmatik “taşınabilir çok işlevli” bir cihazın arayüz ve kullanım teknolojisine dair patent başvurusundan alınmış bir imaj var. 29 Mayıs tarihinde ABD Patent ve Marka enstitüsü incelenebilmesi için halka açmış bu belgeyi. Cihazın iPhone olduğunu tahmin etmişsinizdir.
Apple, patent başvurusunu ise geçen sene yeni ürün tanıtımları yaptığı keynote toplantılarından 5 Eylül 2007 tarihli olanıyla aynı gün yapmış. Aynı tarihte iPhone zaten piyasaydaydı. Bu patentte ürüne eklenen detayların bir kısmı henüz cihazın güncel versiyonlarında bulunmayan GPS gibi özelliklerin kullanımına dair ipuçları veriyor.
Patentin kayıt tarih numarası: #20080122796
Başvurunun detaylarını ise şurada görebilirsiniz:
Touch Screen Device, Method, and Graphical User Interface for Determining Commands by Applying Heuristics
Dokümanın tamamı 371 sayfayı buluyor.
Bu haberi okuduğum Engadget’ta Steve Jobs’ın adının mucit olarak çıkmasından çok hoşnut olmamış görünüyorlar. Oradaki yazı ve yorumları da buradan okuyabilirsiniz:
The iPhone patent: Steven P. Jobs, inventor
April 16th, 2008
Perros by MuereBoriz ve flickr video mevzuu
Nanometraje animado por MuereBoriz. Música y sonido original de Alonso Quijada
Daha evvel MuereBoriz’in kurduğu flickr komunitesi QuiltroProject‘ten bahsetmiştim. Yukarıdaki Perros isimli nanometraj yine MuereBoriz’in çalışması.
Flickr Videonun kullanıma girmesini hatırına yukarıdaki videoyu hem hoşuma gittiği için hem de denemek için ekledim. (Bu arada kendim de upload amaçlı hmmm… videonotunu yükledim, web arayüzünden video yükleme prensip olarak fotoğraf ile aynı şekilde işliyor: hmmm…)
Yeni seçeneğe tepki gösterenler olsa bile grafik ve hareketli görüntü çalışan flickr üyelerinin bu opsiyonu çalışmalarını sunmak için kullanacağına eminim. Flickr arayüzünde ya da genel kullanım mantığında büyük bir değişikliğe gitmeden bu yeniliği sistemine eklemiş.
Sayısal fotoğraf makinesi, cep telefonu veya iğne deliği kamera kullananlara, görüntü yaratmak için bileğini konuşturan sanatçılara, balayı fotoğraflarını paylaşanlara ya da sadece görüntü depolayanlara ve hatta eksibisyonistlere kadar yüzbinlerce kişinin şu ana kadar bu servisten yararlandığını düşünürsek kısa süreli video seçeneğinin eklenmesi ancak kendisini görüntülerle ifade edenlerin seçeneklerini arttırıyor.
Flickr’in belki de en iyi özelliği olan dostane komunitelerin gelişmesine önayak olan kullanıcının eklediği kendine ait görüntü ve diğer katılımcıların yorum ve notlarını öne çıkaran şeffaf tasarım ve akıllıca çözülmüş mimarinin sağladığı kişisel gizlilik özelliği video eklenmesiyle pek değişmemiş diye düşünüyorum. Öte yandan flickr APIsi aracılığıyla videoların daha değişik uygulamaları zenginleştireceği de aşikar.
Gruplar, etiketler, bunların kombinasyonundan oluşan clusterların arasına ileride sadece videolardan oluşan gruplar ve küçük komuniteler oluşacaktır. (Grup yöneticileri, grubun türünü sadece fotoğraf, fotoğraf + video ya da sadece video eklenebilir şeklinde sınırlandırabiliyorlar!)
Yine de tepki gösterenlerin de muhtemelen kendilerince haklı oldukları yönler vardır. flickr ile yaşadıkları “aichaku” ilişkisi bunun nedenlerinden biri gibime geliyor. Bu meselenin nereye kadar varacağını bilemiyorum ama kullanıcı adının üzerine “no video” eklemiş bir kaç kişi gördüm. :-) Belki durumdan memnun olmayanlar başka servislere yelken açarlar?
Perros‘dan yola çıktık ama gerisi tam bir flickr güzellemesi oldu. Eh…
Aichaku, bir nesneyi işlevi nedeniyle değil, sadece varoluşu nedeniyle sevmeye japon kültüründe verilen isim. Bu kavramı John Maeda, “The Laws of Simplicity (Simplicity: Design, Technology, Business, Life)” kitabında tasarımcı ve kullanıcı perspektiflerinden ele alıyordu.
April 1st, 2008
Space Invaders - “30. Zafer Yılı”
Rjcp, Space Invaders oyununun 30. zafer yılına dair Yahoo Japonyanın hazırladığı sayfayı yollamış. Ben de Atari kuşağına selamlarımı yollayarak bu bağlantıyı buradan paylaşmayı uygun gördüm:
Yahoo! JAPAN - <4/1はエイプリルフールです> VOL.1 -襲来編-
Sayfa açılınca herhangi bir yere tıklayabilirsiniz…

>resim wikipedia’dan
March 28th, 2007
Yahoo Mail’den sınırsız alan
Okyanus Ötesinde Yahoo! Mail‘in Mayıs ayından itibaren Yahoo! nun 10. yaş günü şerefine email servisinin kapasitesini sınırsız hale getireceğini okudum. Kapasite arttırımı ile birlikte mail servislerine tasarım ve ergonomik müdahaleler yapıp yapmayacaklarını bilemiyorum ama şu an için gmail tercihimi sınırsız mail kotası için değiştirmeyi düşünmüyorum.
- Yahoo Mail’den Mayıs’ta sınırsız alan geliyor - Okyanus Ötesi
- Yahoo! Mail goes to infinity and beyond - yodel.yahoo.com
January 16th, 2007
Las empresas españolas se sitúan a la cola de Europa en el uso de Intenet
ELPAIS.com - Las empresas españolas se sitúan a la cola de Europa en el uso de Intenet - Tecnología
A caso eso ¿quiere decir que en España las empresas se comunican con telepatía? Esas estadisticas no consideran los campos donde paises como España y Turquía pueden tener exito: bajar peliculas y canciones, ligar, pasarlo bien y sol y playa…
Tampoco los de ElPais.com no deben estar deacuerdos con esa noticia y hablan de un concepto que se llama “intenet”.
Tags: negocios, internet, Europa, tecnología, España
December 4th, 2006
Viral pazarlama uğruna
İspanya’da blog dendiğinde en fazla referans alınan isimlerden biri Enrique Dans. Madrid’deki Instituto de Empresa da öğretim üyesi olan Dans özellikle blogların kurumsal iletişim ve pazarlama alanlarında etkileri konularında yazıyor. Haftasonu yazdığı
Experimentando con la viralidad - El Blog de Enrique Dans iletisinde alkollü içki satış dükkan zinciri İngiliz Threshers firmasının son kampanyası ve olanları aktarmış:
30 Kasım ve 10 Aralık tarihleri arasında 10 gün boyunca tüm şampanya ve şarap çeşitlerinde %40 indirim…
Bu indirimden faydalanmanın tek koşulu bu indirim için gereken kuponun alışveriş sırasında yanınızda olması. İşi ilginçleştiren kısım bu kuponların ne dükkandan ne de dergi, gazete gibi bir yerden temin edilemeyeceği. Zira bu promosyonu öne çıkarmak içim herhangi bir kampanya da düzenlenmiş değil. Kuponların elden ele dağıtılacağı varsayılmış. Bu durumda Threshers’in seçkin müşterilerinin ve mağazada çalışanların dostlarının sadece bu indirimden haberdar olması ve dükkan müdavimlerini yeniyıl yaklaşırken memnun etmesi beklenilebilir. Tabii işin içine web ve bloglar girince, kuponların elden ele geçmesi salgın haline dönüşüvermiş. İlk olarak Güney Afrikalı bir şarap üreticisinin blogunda (Stormhoek : PRIVATE SALE AT THRESHER’S) blogküreye atılan virüs büyük süratle yayılmış ve indirim kuponunu internet üzerinde çoğaltan herkes indirimli fiyattan alışveriş yapmaya koşturunca daha promosyonun yarılanmadan Threshers mağazalarında rafların boşaldığı söyleniyor. Sadece Stormhoek sitesinden kuponun 800000 defa indirildiği tahmin ediliyor. Bir pdf dosyasından böyle bir durumda kaç yazıcı çıktısı alacağınızı siz tahmin edin. :)
İndirimin yüksekliğini(%40) dikkate alınca bu promosyonun mali açıdan şirkete nasıl bir etki yapacağı merak konusu. Şüphesiz tanıtım açısından başarı çok büyük. Şirket temsilcileri bile bu ilgiyi beklemediklerini daha kampanya bitmeden kabul ettiler. Muhtemelen herşeyin kontrol altında olup olmadığını görmek için hesap kitap yapmaya ihtiyaçları olacak.
Konuyla ilgili bağlantılar:
December 4th, 2006
internet kafede şifrenizi kaptırmayı zorlaştırma yöntemi
Secuoyas. Blog (ispanyolca) da bu ipucunu okudum.
Bu rehber herhangi bir nedenle tanımadık bir bilgisayardan ya da bir siberkafeden internete bağlananların mail ya da diğer online hesaplarını, şifrelerini çok kullanıcısı ve güvenliği çok iyi sağlanamamış bilgisayarlarda yaygın olan keylogger türü programlar yüzünden pisi pisine kaybetmesini önleyebilecek basit ve pratik bir çözüm öneriyor. (En azından çakallık yapan keyloggercinin işini zorlaştırır diyelim.)
Keylogger bilgisayarınızda tuşladığınız herşeyin bir dosyaya kaydedilmesi ve daha sonra bu kötü alışkanlık sahibi arkadaş tarafından okunması olarak kısaca anlatılabilir. Mantık çok basit. Aşağıda yazılan koruma tedbiri öneriai de aynen düz mantığa dayanıyor. Yazıyı yazan Francis Vega bu eklediğim bağlantıda görünen makaleden ilham almış: How To Login From an Internet Cafe Without Worrying About Keyloggers, Velhasıl sanıyorum o adamda makalesini yazmadan evvel başka yerlerden ilham almış : ekşi sözlük, keylogger.
Sonuçta kişisel bilgilerinizin ve şifrelerinizin korunması için kesin çözüm değil elbette. Yine de yazmaya devam edeyim.
- Bağlanmak istediğiniz hesabın olduğu sayfaya gidin,
- Kullanıcı adınızı girin,
- Mouse imlecini ekrandaki bir başka yere tıklayın (adres çubuğu olabilir) ve anlamsız bir dizi harf, sayı yazın mesela: shk2c5g3j45gcbj3,
- Şifre kutucuğuna geri gelip, şifrenizin ilk harfini yazın,
- İmleci yine dışarıya bir yere götürüp, lagaralugara bir dizi harf yazmaya devam edin,
- Uygun gördüğünüz anda yeniden şifre kutucuğuna gelip bu sefer 2. harfi ekleyin,
- Kendinizi güvende hissedinceye kadar bu tekniği uygulamaya devam edin, şifreniz tamamlanınca, gönder tuşuna basın.
Sonuçta bahsi geçen çakal dostumuzun önüne iyi niyetli ve saf biçimde: www.hotmail.comzamazingo12346@hotmail.comşifre gibi anlamlı bir küme değil değil de www.hotmail.comzamazingo12346@hotmail.comdasda
76d7asdşad2354dsdawridasda
s5rerg&fsadh
aas6rd76ae234jhsdfeds
gibi bir dizi bilgi yollamış olacağız. En azından adamın canı sıkılmış olur. Aradan şifreyi çıkarır mı çıkaramaz mı bilinmez? Güvenlik konusunda azimliyseniz URL ve kullanıcı adınızı da benzer şekilde koruyabilirsiniz ama unutmayın el elden üstündür.
