Tag Archives: pazarlama

Viral pazarlama uğruna

İspanya’da blog dendiğinde en fazla referans alınan isimlerden biri Enrique Dans. Madrid’deki Instituto de Empresa da öğretim üyesi olan Dans özellikle blogların kurumsal iletişim ve pazarlama alanlarında etkileri konularında yazıyor. Haftasonu yazdığı
Experimentando con la viralidad – El Blog de Enrique Dans iletisinde alkollü içki satış dükkan zinciri İngiliz Threshers firmasının son kampanyası ve olanları aktarmış:

30 Kasım ve 10 Aralık tarihleri arasında 10 gün boyunca tüm şampanya ve şarap çeşitlerinde %40 indirim…

Bu indirimden faydalanmanın tek koşulu bu indirim için gereken kuponun alışveriş sırasında yanınızda olması. İşi ilginçleştiren kısım bu kuponların ne dükkandan ne de dergi, gazete gibi bir yerden temin edilemeyeceği. Zira bu promosyonu öne çıkarmak içim herhangi bir kampanya da düzenlenmiş değil. Kuponların elden ele dağıtılacağı varsayılmış. Bu durumda Threshers’in seçkin müşterilerinin ve mağazada çalışanların dostlarının sadece bu indirimden haberdar olması ve dükkan müdavimlerini yeniyıl yaklaşırken memnun etmesi beklenilebilir. Tabii işin içine web ve bloglar girince, kuponların elden ele geçmesi salgın haline dönüşüvermiş. İlk olarak Güney Afrikalı bir şarap üreticisinin blogunda (Stormhoek : PRIVATE SALE AT THRESHER’S) blogküreye atılan virüs büyük süratle yayılmış ve indirim kuponunu internet üzerinde çoğaltan herkes indirimli fiyattan alışveriş yapmaya koşturunca daha promosyonun yarılanmadan Threshers mağazalarında rafların boşaldığı söyleniyor. Sadece Stormhoek sitesinden kuponun 800000 defa indirildiği tahmin ediliyor. Bir pdf dosyasından böyle bir durumda kaç yazıcı çıktısı alacağınızı siz tahmin edin. 🙂

İndirimin yüksekliğini(%40) dikkate alınca bu promosyonun mali açıdan şirkete nasıl bir etki yapacağı merak konusu. Şüphesiz tanıtım açısından başarı çok büyük. Şirket temsilcileri bile bu ilgiyi beklemediklerini daha kampanya bitmeden kabul ettiler. Muhtemelen herşeyin kontrol altında olup olmadığını görmek için hesap kitap yapmaya ihtiyaçları olacak.

Konuyla ilgili bağlantılar:

Tat aynı tat, kıvam aynı kıvam

Her ülkede çarşı, pazar ve süpermarket gezerek o ülkenin kültürü ve alışkanlıkları nedeniyle tasarlanıp, üretilmiş ürünler ve tasarımlar görmek mümkündür. Bunları ilk defa görmek çoğu zaman şaşırtıcı olabiliyor.

İstanbul’da ikamet eden sevgili dostlarım Rjcp ve Peré Julia zaman zaman kendilerine matrak ve değişik gelen markaları ve ürünleri sayfalarında yayınlıyorlar. Sayelerinde ben de aşağıda görebileceğiniz sünnet külodu gibi enteresan ürünlerin varlığından haberdar oluyorum:

RJCP » Blog Archive » Pitilin’s Protector

Bu tasarımın elbette bir ihtiyaca çözüm olduğu aşikar. 🙂 Yine de ürünün ambalajında gözüken grafikler ve fotoğraf la Vendita Bendita‘cı arkadaşlarım Toño ve Benjas’ın bana hediye ettikleri Espectacular De Lucha Libre/wrestling Spectacular kitabını incelemiş bir külot tasarımcısının ya da grafikerin bu işin ardında olduğunu düşündürttü.

Lucha Libre (serbest güreş) Meksika’nın karmaşık, zengin ve büyülü geçmişinin, efsanelerinin küçük bir kırıntısının günümüz popüler kültürüne maskeli güreşçiler tarafından canlandırılan süper kahramanlar aracılığıyla yansıtıldığı bir gösteri olarak tanımlanabilir. Bu maskeli güreşçiler müthiş popülariteye sahip olup filmlere, çizgi romanlara konu olmaktadırlar. Lucha Libre’nin en efsanevi baba ismi meşhur Santo, el Enmascarado de Plata (gümüş maskeli Santo) olup aşağıda bir resmini görüyorsunuz. Santo’nun oğlu ise Santo’nun oğlu diye kariyerini sürdürmekte. İnsan ister istemez soruyor Santo’yu sünnetleyip bu külodu da giydirsek yakışmaz mı?

El Santo, Enmascarado de Plata

Geri gelelim konumuza: çarşı, pazar, arkadaş ziyaretleri dolayısıyla karşılaştığım ürünlerden ilk tanıtacağım İspanyol ürün marka harikası olarak tanımlayabileceğimiz alkollü bir içecek.

Asturias bölgesinin şirin sahil kenti Gijón‘da üretilen bu likör, üreticilerinin kendi ürünlerini andıran Baileys likörünün piyasanın önemli kısmını işgal ettiğini ve tüm cici ortamlarda tüketildiğini görünce biz işe tabandan başlayalım, fazla reklam bütçemizde yok, bizi seven delikanlı İspanyol arkamızdan gelsin diyerek markalarını seçmişler: HijoPuta

Bu markanın ne anlama geldiğini tahmin edenler olmuştur. Yeteri kadar provokatif ve uluslararası bir kavram. Fidel Castro’nun George Bush hakkında bunu söylediğini Tvde izlemiştim. O kadar içten telaffuz ediyordu ki adam: orospu çocuğu (Muhtemelen Fidel için başkaları bunu kullanıyor olabilir.)

Crema de Orujo Hijoputa şişesinde içeceğin ruhani içecek olduğu ve afrodizyak ruh taşıdığına dair ibareler de var. (Orujo (oruho diye okunur) özellikle şarap üretimi sonrasında artan üzümün sapı, samanı, posası vs. nin ve bir takım ot ve baharatla damıtılmasıyla geliştirilen likörlere verilen genel bir isim.)

Şişenin arka tarafındaki yazı ise ayrı bir şaheser olarak dikkat çekiyor. Bunun tercümesini sevgili İspanyol dostlarıma bırakıyorum. Sünnet külodu hakkında atıp tutmak kolay, bunu da açıklayın beyler. 🙂

Marka yaratma konusunda hiçbir kompleks taşımayan Asturias’lı üreticileri pervasızlıkları nedeniyle kutluyorum. Ürünlerinin takipçisiyiz.

Kader onlara Baileys’ın şanını ve şöhretini henüz veremedi belki ama ürün neredeyse aynı ürün, tat neredeyse aynı tat, kıvam aynı kıvam sadece isimleri farklı. Bu arada şişeyi yarılayan ben değilim.

crema de orujo- hijoputa
crema de orujo- hijoputa 2

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,