Tat aynı tat, kıvam aynı kıvam

Her ülkede çarşı, pazar ve süpermarket gezerek o ülkenin kültürü ve alışkanlıkları nedeniyle tasarlanıp, üretilmiş ürünler ve tasarımlar görmek mümkündür. Bunları ilk defa görmek çoğu zaman şaşırtıcı olabiliyor.

İstanbul’da ikamet eden sevgili dostlarım Rjcp ve Peré Julia zaman zaman kendilerine matrak ve değişik gelen markaları ve ürünleri sayfalarında yayınlıyorlar. Sayelerinde ben de aşağıda görebileceğiniz sünnet külodu gibi enteresan ürünlerin varlığından haberdar oluyorum:

RJCP » Blog Archive » Pitilin’s Protector

Bu tasarımın elbette bir ihtiyaca çözüm olduğu aşikar. 🙂 Yine de ürünün ambalajında gözüken grafikler ve fotoğraf la Vendita Bendita‘cı arkadaşlarım Toño ve Benjas’ın bana hediye ettikleri Espectacular De Lucha Libre/wrestling Spectacular kitabını incelemiş bir külot tasarımcısının ya da grafikerin bu işin ardında olduğunu düşündürttü.

Lucha Libre (serbest güreş) Meksika’nın karmaşık, zengin ve büyülü geçmişinin, efsanelerinin küçük bir kırıntısının günümüz popüler kültürüne maskeli güreşçiler tarafından canlandırılan süper kahramanlar aracılığıyla yansıtıldığı bir gösteri olarak tanımlanabilir. Bu maskeli güreşçiler müthiş popülariteye sahip olup filmlere, çizgi romanlara konu olmaktadırlar. Lucha Libre’nin en efsanevi baba ismi meşhur Santo, el Enmascarado de Plata (gümüş maskeli Santo) olup aşağıda bir resmini görüyorsunuz. Santo’nun oğlu ise Santo’nun oğlu diye kariyerini sürdürmekte. İnsan ister istemez soruyor Santo’yu sünnetleyip bu külodu da giydirsek yakışmaz mı?

El Santo, Enmascarado de Plata

Geri gelelim konumuza: çarşı, pazar, arkadaş ziyaretleri dolayısıyla karşılaştığım ürünlerden ilk tanıtacağım İspanyol ürün marka harikası olarak tanımlayabileceğimiz alkollü bir içecek.

Asturias bölgesinin şirin sahil kenti Gijón‘da üretilen bu likör, üreticilerinin kendi ürünlerini andıran Baileys likörünün piyasanın önemli kısmını işgal ettiğini ve tüm cici ortamlarda tüketildiğini görünce biz işe tabandan başlayalım, fazla reklam bütçemizde yok, bizi seven delikanlı İspanyol arkamızdan gelsin diyerek markalarını seçmişler: HijoPuta

Bu markanın ne anlama geldiğini tahmin edenler olmuştur. Yeteri kadar provokatif ve uluslararası bir kavram. Fidel Castro’nun George Bush hakkında bunu söylediğini Tvde izlemiştim. O kadar içten telaffuz ediyordu ki adam: orospu çocuğu (Muhtemelen Fidel için başkaları bunu kullanıyor olabilir.)

Crema de Orujo Hijoputa şişesinde içeceğin ruhani içecek olduğu ve afrodizyak ruh taşıdığına dair ibareler de var. (Orujo (oruho diye okunur) özellikle şarap üretimi sonrasında artan üzümün sapı, samanı, posası vs. nin ve bir takım ot ve baharatla damıtılmasıyla geliştirilen likörlere verilen genel bir isim.)

Şişenin arka tarafındaki yazı ise ayrı bir şaheser olarak dikkat çekiyor. Bunun tercümesini sevgili İspanyol dostlarıma bırakıyorum. Sünnet külodu hakkında atıp tutmak kolay, bunu da açıklayın beyler. 🙂

Marka yaratma konusunda hiçbir kompleks taşımayan Asturias’lı üreticileri pervasızlıkları nedeniyle kutluyorum. Ürünlerinin takipçisiyiz.

Kader onlara Baileys’ın şanını ve şöhretini henüz veremedi belki ama ürün neredeyse aynı ürün, tat neredeyse aynı tat, kıvam aynı kıvam sadece isimleri farklı. Bu arada şişeyi yarılayan ben değilim.

crema de orujo- hijoputa
crema de orujo- hijoputa 2

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

5 thoughts on “Tat aynı tat, kıvam aynı kıvam”

  1. A ver, a ver ….
    En esa botella falta la mitad !!!! Donde esta lo que falta ??? 😉
    Ese ‘espíritu afrodisíaco’, jeje. Y no digamos nada de la ‘poesía’ de la trasera de la botella.
    Una demostración mas de la riqueza del lenguaje español, jejejeje.
    Un saludo

  2. jejeje ! Como autor de este articulo te pido que imagines: El Santo con sünnet külodu puesto, bebiendo Hijoputa y leyendo lo que esta escrito en la trasera de la botella. Es una conexión entre culturas o sea que mas o menos la cosa que esta denominada, ultimamente, como “ALIANZA DE LAS CIVILIZACIONES”. 🙂

  3. Pues sí, es para celebrarlo el hecho de que publiques sus 5 artículos bien puestos como banderilas, Ogo abi, como Dios manda. «Abicim», muy bueno lo de la lucha libre mejicana, el hecho de estar en Estambul me hace olvidar a nuestros países hermanos del otro lado del charco…y lo del licor…pues será una grosería, pero ya que estamos con que se llama «Hijoputa», brindo aquí con mis dos colegas de arriba, cual capitán Alatriste en la Taberna del Turco ;), y nada mejor que un brindis «hidalgo»…¿cómo? ¿que no lo conocéis?, ;), pues ale, «hidalgo hidalgo…hijo puta el que se deje algo»,

    «¡Voto a bríos caballeros!»
    Je, je, je 🙂

    «Mis respetos ;), vuesa merced, Ogo de Angora»

    Peré de Constantinopla

  4. Que grande el poema de la botella, yo lo propondria para el próximo nobel.. 😉
    Y por el nombre debe ser fuertecillo el licor no?

    un saludo

  5. Hombre,

    Ante esta lluvia de comentarios solo me toca saludaros.

    Después de anunciar nuestro candidato al próximo Nobel (o al menos al Premio Príncipe de Asturias de las letras) tengo que deciros que sigo esperando una traducción al turco de lo que esta escrito. A ver si alguno de ustedes se atreva… 🙂

    No conocía eso de brindis hidalgo. En turco también hay versas divertidas que acompañan al chinchin de copas pero no creo que sea adecuado adaptar esta versión de brindis de las Taberna del Turco al turco. 🙂

    El licor tiene un sabor bastante suave, aunque por el nombre uno espera que sea un producto multiuso que puede sustituir el aftershave o el anticongelante de coches.

    Y la mitad no me lo he tomado yo. Eramos un grupo numeroso en el que había auténticos campeones y campeonas de todos los rincones de España. No hace falta remarcar que la botella acabó vacía poco después. 🙂

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.